Rektal Prolapsus

REKTAL PROLAPSUS

Kalın barsağın son bölümü olan rektumun, makattan (anüsten) dışarı sarkmasına “rektal prolapsus” denir. Beraberinde dışkı tutamama gibi başka anormallikler de görülmektedir. Dışarı sarkan barsak nedeniyle, dışkı tutamamanın yanı sıra, kanlı ve sümüksü (mukuslu) akıntı ve konstipasyona (kabızlık) sık rastlanmaktadır. Kötü huylu bir hastalık olmamakla birlikte kişinin yaşam kalitesini oldukça düşürmektedir. Elli yaş ve üzerindeki kadınlarda aynı yaş grubundaki erkeklerle karşılaştırıldığında 6 kat daha fazla görülmektedir.

Rektal Prolapsusun Sebepleri Nelerdir ?
Kadınlar arasında çok sayıda normal doğum yapmak ve iri bebek dünyaya getirmek, yaşlanma menepoz gibi nedenler, kalın bağırsağı leğen kemiği (pelvis) içinde tutan bağların zayıflamasına ve son kısmı olan rektumun makattan dışarı çıkmasına neden olabilmektedir. Yaşlılık, hem barsağın asıcı bağlarında zayıflamaya neden olmakta hem de makatı kontrol eden ve etrafındaki kaslarda güçsüzlük gelişmesine neden olarak barsağın sarkmasına zemin hazırlamaktadır. Bunun dışında kabızlık ve kabızlığa bağlı olarak aşırı ıkınma rektal prolapsus gelişmesine sebep olan diğer bir önemli nedendir. Daha nadir olarak omurilik yaralanmaları ve çeşitli nörolojik hastalıklarda da rektal prolapsus görülebilmektedir.

Rektal Prolapsusta Görülen Semptomlar Nelerdir?
Makattan barsağın sarkması kişiyi doktora getiren en önemli bulgudur. Beraberinde kanlı veya sümüksü akıntı, kabızlık, dışkı tutamama, makat çevresinde ağrı, makatta dolgunluk hissi ve ağrılı dışkılama çok sık görülen semptomlardır. Özellikle yaşlı kadın hastalarda leğen kemiği kaslarının zayıflığına bağlı olarak idrar torbasının (mesane), döl yolu (vajen) ve/veya rahim (utrerus) sarkması da görülebilmektedir. Böyle bir durumda kişide idrar kaçırma meydana gelebilmektedir. Ayrıca dışkılama ile ilgili sıkıntı olmasından dolayı karında şişkinlik ve müphem bir karın ağrısı da rektal prolapsus olan bireylerde görülebilmektedir.

Bazı bulgular hemoroidle (basur-mayasıl) benzerlik göstermektedir. Kanama ve makatta ele kitle gelmesi (sarkan bağırsak dokusunun dışarı çıkması sonucu) gibi belirtiler birbirine benzese de rektal prolapsusta kalın bağırsağın makattan dışarı ve içeri doğru hareketi ve sarkması söz konusudur. Hemoroidler (basür) ise anal bölgeye (makata) yakın damar keseciklerinin genişlemesi sonucu oluşur

Rektal Prolapsus Tanısı Nasıl Konur?
Çoğu zaman kişinin şikâyetleri, dikkatli bir sorgulama ve iyi bir fizik muayene ile hastalığın tanısı konulabilmektedir. Yatar pozisyonda ıkınma ile prolapsus gözlenemiyorsa çömelir pozisyonda kişinin ıkınması istenebilir. Bazende prolapsus makatın dışına çıkmadan kalın barsağın birbiri içine geçmesi tarzında da olabilir. Böyle bir durumda videodefekografi (dışkılama sırasında çekilen özel bir röntgen filmi) yararlı olabilir. Bu yöntemle, hasta bağırsak hareketleri yaptığı sırada grafiler çekilir. Bunun sonucunda hastanın nasıl tedavi edileceği planlanabilir ve ameliyat tipine karar verilebilir. Tanıdan ziyade uygulanacak tedavinin belirlenmesi açısından, anal manometri de yapılabilir. Bu testle anüs (makat) etrafındaki kasların fonksiyonları ve anüs ile rektum arasındaki koordinasyon incelenebilir. Bu hastalık daha çok ileri yaş grubunda görüldüğü için kişide olabilecek kalın barsak kanserini (Yaşla birlikte görülme riski artması nedeniyle) atlamamak açısından doktorunuz, kolonoskopi ve fleksible sigmoidoskopi önerebilir.

Rektal Prolapsusun Tedavisi Nedir?
Cerrahi, rektal prolapsus tedavisinde başlıca tedavi seçeneğidir. Ancak bu hastalıkta uygulanabilecek çok çeşitli cerrahi teknik mevcuttur. Bunların hangisinin hangi şikâyetler varlığında uygulanacağının çok iyi tespit edilmesi gerekir. Hastanın yaşı, kabızlık, dışkı tutma durumu, prolapsusla beraber olan diğer organ sarkmaları (idrar torbası, rahim ve döl yolu) ve eşlik eden yandaş hastalıklar (göğüs, kalp, ve şeker hastalığı gibi) ameliyat seçimini etkileyen faktörlerdir. Burada ameliyat seçimi standart bir ameliyattan çok kişiye özel bir ameliyat olmalıdır. Bu nedenle öncelikli olarak kalın barsak ve rektum hastalıklarında uzmanlaşmış bir cerrahın tercih edilmesi tedavide çok önemli bir unsurdur. Çünkü yapılacak yanlış bir ameliyat kişinin yaşam kalitesinin çok ciddi anlamda etkilenmesine neden olacaktır.

Rektal prolapsusta ameliyatlar, abdominal (karından) veya perineal (makattan) yapılacak ameliyat şeklindedir. Yapılan tetkikler sonucuna göre hasta için hangi yöntemin uygun olduğuna ve hangi yöntemin en iyi sonuç vereceğine karar verilir. Günümüzde büyük karın ameliyatı geçirmemiş hastalarda karından yapılan prolapsus ameliyatları kapalı-laparoskopik yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir. Bu ameliyatlar robot yardımıyla da yapılabilmektedir.

Rektal Prolapsusta Uygulnan Tedaviden Ne Kadar Başarı Sağlanmaktadır?
Tedavideki başarı, hastanın ameliyattan önceki makatı kontrol eden kasların durumuna, prolapsusun iç veya dış oluşuna, hastanın genel durumuna ve kullanılan cerrahi teknikler gibi birçok faktöre bağlıdır.

Makatı kontrol eden kas, prolapsus (bağırsak sarkması) veya başka bir nedene bağlı zayıflamışsa çoğu olgularda rektal prolapsus düzeltildikten sonra yeniden eski gerginliğine kavuşur. (Eski gücüne kavuşması 18 ay kadar bir süre alabilir.) Cerrahiden sonra kronik kabızlıktan ve ıkınmalardan kaçınılmalıdır. Hastaların büyük bir kısmında uygun ameliyat gerçekleştirildiğinde şikâyetlerde tamamen gerileme veya belirgin düzelme sağlanabilmektedir.
Telif Hakkı © 2020 TKRCD. Tüm hakları saklıdır. | Powered by MMA